Bursa21°

Bursa'yı bekleyen büyük tehlike:  Deprem sonrası

Bursa'yı bekleyen büyük tehlike: Deprem sonrası

19 Haziran 2017 Pazartesi, 07:34


Çoğumuz;
Hayatı öyle bir yoğun yaşıyoruz ki, yaşananları da bu nedenle çabuk unutuyoruz.
Oysa;
Zaman zaman kendisini beraberindeki büyük korkularla hatırlatan İzmir açıklarındaki o 6.3 büyüklüğündeki ürküten deprem, bir hafta önce bugün olmuştu.
Saatler;
15.28'i gösterdiğinde Karaburun'da meydana gelen ve kilometrelerce uzağındaki Bursa'yı da sallayan deprem, bir anda Türkiye'nin gündemine oturmuştu.
Trakya'dan;
İstanbul, Çanakkale'den Bursa'ya değin geniş bir alanda korkuya ve paniğe neden olan o depremden beri bölge az da olsa hâlâ sallanıyor.
Bu yönde;
Dün verilere baktık.
Geçen haftadan beri, irili ufaklı 200'ün üzerinde artçı sallantı olmuş.

Geçen hafta;
Yaşadığımız bu depremi hissedenler bilecektir, oldukça büyük ve etkiliydi.
Hele ki;
1999'da yaşadığımız Gölcük depreminin 7.4 büyüklüğünde olduğu hatırlanırsa, özellikle Ege'nin 6.3'le nasıl sallandığını tahmin etmek de hiç zor olmaz.
Ne yazık ki;
Bu yaşananlar Türkiye için artık sıradan bir hale geldi.
Bu tür depremler sonrası gündem bir anda deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler konuşuluyor, önlemler alınması gerektiği belirtiliyor, deprem profesörleri de televizyonlarda sürekli uyarılarda bulunuyorlar.
Ama;
Bu olağanüstülük kısa sürüyor.
Ve sonra da gündemden düşüyor.

Oysa;
Bilim insanları, bir Marmara depremi için hemfikir.
Israrla söylüyorlar.
Kuzey Anadolu fayı içinde beklenen büyük depremin Marmara Denizi'nde olacağı vurgulanıyor sürekli.
Dahası;
İstanbul merkezli olacağı belirtilen bu depremin büyüklüğünün 7.0'ın üzerinde olmasından bahsediliyor sürekli.
Ve;
Bir grup bilim adamı da ısrarla, bu büyüklüğün vatandaşın önünde tartışılmaması gerektiğini söyleyip, asıl olanın ne önlemler alındığının açıklanması gerektiğini vurguluyorlar.
Doğrusu;
Bizler de daha çok bu ikinci açıklamalara katılıyoruz.
Her an için beklenen bu büyük Marmara Depremi'nin kaç büyüklüğünde olacağından ziyade, ne önlemler alındığının bilinmesinin daha faydalı olduğunu düşünüyoruz.
Özellikle de;
Deprem sonrasına yönelik.
Mesela;
Allah göstermesin ama, böyle bir depremde Bursa'da kim ne yapacak, hiç kimse bilmiyor.
Bursalılar hangi alanlarda toplanacak, toplanma alanları nereleri bilen yok.
Bildiğimiz kadarıyla Bursa'da hiçbir bölgede bu yönde tabelalar bile yok.
Yine;
Hangi kurumlar hangi toplanma alanlarından sorumlu, kim kime ne yardımda bulunacak onu da bilen yok.
Yanı sıra;
Böyle bir depremde elektrik kesintisi olacağından, haberleşme duracağından ve belki de ulaşımın bile kesileceğinden dolayı yaşanacak aksaklığın, paniğin ve hatta öfkenin bir senaryosu bile yok.

İnsan gerçekten ürküyor.
Böyle olası bir büyük depremde, 3 milyon nüfuslu Bursa'da koordinasyonu sağlayabilmek hiç de kolay değil.
Nitekim;
İşin bir de güvenlik tarafı var.
1992'teki Erzincan depremini yaşayan, 1999'daki Gölcük depremini bilen biri olarak söylüyoruz ki, depremi fırsat bilenler bile çıkıyor ortaya o anlarda.
Önerimiz şu.
Özellikle büyük nüfuslu ilçeler, çeşitli bölgelere ayrılmalı, hangi semtlerde oturanların hangi toplanma bölgelerinde toplanacağı belirlenmeli ve öğretilmeli.
Sonra da;
Bu toplanma bölgelerine hangi kurumların bakacağı ne işlemler yapacağı da belirlenmeli, bunlar da duyurulmalı.
Ne yazık ki;
Koca Bursa'da böyle bir afet sonrası kim ne yapacağını bilmiyor.
Bu nedenle olası büyük bir toplumsal yıkıntı ile birlikte toplumsal kriz de kapıda bekliyor.

DİĞER YAZILARI